Deniz Baykal'ın avukatlarının başvurusu üzerine Ulusal Kriminal Bürosu adlı bir kuruluş, internette yer alan görüntüleri inceleyip, görüntülerdeki kişinin iddia edildiği gibi Deniz Baykal ve Nesrin Baytok olmadığını belirlemiş.
Peki bu açıklama ne zaman yapılıyor? CHP kurultayından iki gün önce. Başka bir deyişle, Kemal Kılıçdaroğlu'nun sadece adaylığını açıklamasıyla kamuoyu araştırmalarında CHP'nin yüzde 30'u geçtiğinin ortaya çıkmasından bir gün sonra.
Açıklamaya Baykal'ın avukatı da katıldı. Görüntülerin teknik bakımdan değerlendirmesinin ardından konuşan Baykal'ın avukatı özetle, "Sayın Baykal'ın istifasına neden olan görüntülerin gerçek olmadığı ortaya çıkmıştır. Böylece ayrılmasına neden olan gerekçeler de ortadan kalkmıştır. Bu konuyu, kurultay delegelerinin vicdanına sunuyorum" dedi.
Bu basın toplantısının arkasında yaşı 70 küsura ulaşmış birinin koltuk hırsı, siyasi hırsı ve aynı zamanda yerine gelecek bir başkasının sadece isminin geçmesiyle bile yarattığı coşkuyu çekememezlik var. "Ama Baykal hemen açıklama yapıp aday olmasının söz konusu olmadığını" söyledi diyebilirsiniz. Avukatın söylediği o sözler yani, delegelerin vicdanına havale edilmesi türünden ince göndermeler, Baykal'ın izni ve yönlendirmesi olmadan söylenecek laflar değil.
Diğer bir konu, Kılıçdaroğlu adaylığını açıklamasıydı bile Baykal, aday olduğunu zaten söylemeyecekti. Baykal'ın düşüncesi, kurultayda, delegelerin kendisini yeniden aday göstermesi, gıyabında seçim yapılması, yeniden genel başkanlığa getirilmesi ve ardından salona gelerek, "Ne yapayım? Siz çok ısrar ettiniz. Bakın ben aday bile olmadım. Siz istediniz, ben geri geldim" yönünde teşekkür konuşması yapmaktı.
Bütün bu yaşananlar, Baykal'ın geri dönüş manevrasından öte değildir. Bugüne kadar ne Baykal, ne de Baytok, "O ben değilim" yönünde yalanlama yaptı. Hal böyleyken Baykal'ı, bacağındaki kıllar bile kurtaramayacak, geri dönüş sancılarına yararı olmayacaktır.
Cin, şişedin bir kere çıkmıştır. CHP'nin Kemal Kılıçdaroğlu Genel Başkanlığı'ndaki iktidar yürüyüşünü artık ne Deniz Baykal'ın siyasi hırsı, ne yandaş medyanın Kılıçdaroğlu'nu karalama kampanyası, ne de AKP'lilerin çırpınışları engelleyebilir.