Hain terör saldırısının ardından Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün başkanlığında Çankaya Köşkü’nde güvenlik Zirvesi toplantısı yapıldı. Toplantıya Başbakan Tayyip Erdoğan, Kuvvet Komutanları ilgili bakanlar, MİT Müsteşarı ve Emniyet Genel Müdürü katıldı. Zirvenin ardından yapılan yazılı açıklamada özetle, “Terör örgütünün bu hain saldırılarla toplumumuzun birlik ve beraberliğini bozmak amacı güttüğü aşikardır. Buna karşılık halkımızın haklı tepkisini gösterirken, kardeşlik duygularına zarar verecek davranışlardan kaçınmalıdır” denildi. Cumhurbaşkanı Gül, bir gün sonra bu kez tüm siyasi parti liderleriyle Köşkte ayrı ayrı buluştu.
Saldırıdan sonra Başbakan Recep Tayyip Erdoğan yaptığı açıklamada, “Öfkemiz, kinimiz şüphesiz ki çok fazla” dedi. Başbakan Erdoğan ayrıca, medyanın yaptığı yayınları da eleştirdi.
Ne zaman oldu bunlar?
21 Ekim 2007’de Dağlıca baskını sonucu 12 askerin şehit, 16 askerin de yaralandığı saldırı sonrasında.
Peki son Şemdinli saldırılarında şehit olan 11 askerden sonra ne oldu?
Yazının en başına dönün tekrar okuyun. Yani aynı terane…
Dağlıca’dan Şemdinli baskınına kadar neredeyse 3 yıl geçmiş. Peki bu zaman içinde bizim kat ettiğimiz mesafe nedir?
Bir arpa boyu…
Bu yazının çıktısını alın ve bir sonraki saldırıya kadar saklayın. Yukarıda yazanların aynısını tekrar yaşayacağımızdan emin olabilirsiniz.
Herkes atıp tutuyor, “Acı bizim acımız, hesabını sorarız. Hain emellerine ulaşamayacaklar” türünden. Adamlar daha ne yapsın hain emellerine ulaşmak için? Gencecik aslan gibi fidanlar bayrağa sarılı yatıyor işte… Daha hangi emel? Daha ne olması gerekiyor?
Her saldırıdan sonra kurulmuş zemberek gibi çıkıp aynı lafları söylemek kolay. Sen gel bu acıyı şehidin annesine, babasına, karısına, çoluğuna çocuğuna sor.
Ne yaptınız bunca zaman? Üç yıl önce de aynı lafları söylüyordunuz, utanmadan sıkılmadan yine aynı laflara devam ediyorsunuz. Hani üç yıl önce söylediğiniz gereken kararlılık gösterilecekti? Hani gereken yapılacaktı? Hani bu hainlere hak ettikleri ders verilecekti? Hani dökülen kanın hesabı sorulacaktı? Hani terör, hain emellerine ulaşamayacaktı?
Bir de şu “ayılıp-bayılma” durumu var. Başbakan Erdoğan medyayı haşlarken, şehitlerin evlerindeki “ayılıp-bayılma” diye basitleştirdiği acı görüntüleri yayınlayanlara öfkelendi. Bence başbakan derhal bir Türkçe öğretmeni çağırsın ve “ayılıp-bayılma” kelimelerinin hangi hallerde kullanıldığını sorsun, öğrensin. O evlerdeki acıyı “ayılıp-bayılma” olarak algılayan ve bu seviyeye indirgeyen bir başbakan ile terörle mücadelede nasıl bir başarı elde edileceği ise ayrı bir tartışma konusu.
Bütün bu gelişmelerden tek bir sonuç çıkıyor: Türkiye’nin terörle mücadelesi Allah’a emanet...