|
Sizi gidi PKK'lılar sizi... |
|
|
|
|
Flaş... Flaş... Flaş... TEKEL işçileri PKK'lıymış. Sonunda bunu da gördük. İşçilerin terörist olmadıkları kalmıştı, o da oldu. Daha önce neydi? Sülük, kan emici, yağmacı, yan gelip yatan, tembel, tütün depolarında ne halt ettikleri belli olmayan adamlar. Şimdi de PKK'lı.
Bu arada Çankaya Belediyesi ve İstanbul'dan iki ayrı belediye hakkında soruşturma başlatmış. Gerekçe ne? Tekel işçilerine yapılan odun, bank, çadır, naylon, çadır kurmakta kullanılan profil demir gibi yardımların belediyeye ait araçlarla taşındığı tespit edilmiş. Bence bu iş zıvanadan çıkmadan önce hem TEKEL işçilerine, hem de vatandaşa önemli bir ders verilmeli. Üç-beş tane TEKEL işçisini, Çankaya Belediye Başkanı ile birlikte Kızılay'ın ortasında sallandıracaksın, bak bir daha eylem yapıyorlar mı? Bak bir daha yardım ediyorlar mı? Ne işçilerin, ne de AKP'li olmayan belediyelerin benim canım hükümetimi üzmeye hakları var. Bu böyle biline... Daha önce TEKEL işçilerine her türlü iftirayı attılar. Hükümetin yanlış özelleştirme politikalarının faturasını sürekli işçilere yüklemeye çalıştılar. Şimdi de PKK'lı demeleri boşuna değil. Başbakan ay sonuna kadar işçilere süre vermişti. Süre bitiminde polis müdahalesi olacağını da söylemişti. İşte yapılacak müdahaleye kılıf aranıyor şimdi. Polis işçileri coplayıp, gazlarken, saçından tutup yerlerde sürüklerken çekilen görüntüleri akşam evinde izleyen vatandaş, "Oh olsun... Zaten bunlar PKK'lıymış" diyecek. Askere vurulan her darbeden sonra, "Türkiye demokratikleşiyor" diye zafer çığlıkları atan yalaka AKP medyası, hak arama mücadelesinin demokrasilerde temel hak olduğunu bir türlü görmek istemiyor. Kendilerine ne emir verilirse onu yazan medya için tek demokrasi var. O da Tayyip Erdoğan ve AKP demokrasisi. Ötesi yalan, dolan, PKK'lı, yağmacı, kan emici...
|
|